İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yalın İnovasyon : KAİKAKU or Lean I4.0

Size kötü haberlerim var. Ama hemen kötü haberi vermeden önce eski hikayeyle başlamak istiyorum.

Yalın Üretimin temel taşlarından olan Kaizen, yani sürekli ama küçük iyileştirmeler her ne kadar hız, kalite ve maliyet açısından süreçleri ve şirketleri sürdürülebilir kılsa da, yaşanan büyük çaplı devrimsel değişimler karşısında yeterli olamayabilir.

Son yüz yıl içerisinde 2 ayrı Sanayi Devriminin yaşanmış olduğu ve şu anda da 4. Sanayi Devriminin yaşanmakta olduğu ileri sürülmektedir.

1- Mechanization 2- Electrification 3- Digitalization 4- Connected Industry yani Industry 4.0.

Özet olarak; endüstriyel evrim sürecinde ortaya çıkan buluşların sıçramalı iyileşmelere sebep olduğu algısı ile, ilk devrimi yaratan mekanik sistemlerin ve buharlı makinelerin (zanaatın yerini sanayi tipi üretimin alışı) elektrikli makinelere dönüşümü ve seri üretim hatlarının ortaya çıkışı, sonrasında bilgisayarların ve dijital sistemlerin makineler ile birleşmesi ile otomasyonun (CNC, MRP, ERP, CAE, CAD/CAM kavramları ve robotlar) endüstri dünyasına girişini takiben son yıllarda sürecin yeni bir eşiğe ulaştığı düşünülmektedir. Birden fazla yeni teknolojinin, başka deyişle buluşun endüstride yaygın kullanım alanı bulacağı geleceğin dünyasına bir nevi dikey geçiş sürecinde olduğumuz değerlendirilmektedir. Yakın bir gelecekte robotların çalıştığı karanlık fabrikalarda, makinelerin birbirleri ile haberleşerek yapay zekaları ile otonom kararlar vereceği, bilginin bulut teknolojisi yardımı ile devasa boyutlara ulaşmış olduğu halde rahatlıkla depolanabileceği, seri olarak işlenebileceği ve analiz edilebileceği, hatta Artırılmış Gerçeklik ile bilginin gerçek dünyaya gerçekliğin bir parçasıymışçasına entegre olacağı, talaşlı işleme, plastik şekil verme, kaynak, perçin vb. pek çok imalat metodunun kullanılmasına gerek kalmadan sadece gerektiği kadar malzeme ile direk olarak müşterinin talep ettiği ürünlerin 3D yazıcılar ile üretileceği bir sanayi hayatımızda olacak gibi de gözüküyor. Öyle ki dünyanın pek çok farklı noktasındaki fabrikalar ve sistemler tek bir tesismişçesine birbirleri ile bütünleşik olarak çalışabilecek. Akıllı Fabrikalar çok uzak değil. Tesla bu konuda hayli yol almışa benziyor.

Değişim çoktan başladı ya da daha doğru bir ifadeyle her zaman var ve eğer değişimi takip etmiyor, ölçmüyor ya da değişimin bir parçası olamıyorsanız fark etmeniz de geç olabiliyor. Her ne kadar küreselleştiğimizi düşünsek de, etrafımızda büyük bir dünya var ve bir şeylerin çok hızlı değişmiş olduğu herkesin gözünden kaçabiliyor. Bazen fark ettirmeden öyle büyük değişimler oluyor ki bir dünya dolusu insan neye uğradığını şaşırabiliyor. Son dönemde Brexit, ya da Trump bunun örneklerini verdi. Nokia yöneticileri de yanlış bir şey yapmadıklarını düşünüyor çünkü neyin değiştiğini bilemiyorlar.

Müşteri beklentileri, davranış yapıları, kalite ve fiyat anlayışı; pek çok alanda ortaya çıkan gelişmelere de bağlı olarak yaşanan hızlı küreselleşme sürecinde büyük dönüşüm göstermiştir. Müşteri artık hıza ve esnekliğe çok daha büyük önem vermeye başlamıştır. Teknoloji o kadar hızlı değişmektedir ki yeni olarak sunulan bir ürün, daha fiziksel olarak eskiyemeden hurda konumuna düşebilmektedir. Tüketim hiç olmadığı kadar artmış ve seri üretime her zamankinden daha fazla ihtiyaç oluşmuştur. Ancak öyle bir seri üretim ki, kısa sürede milyonlarca üretip, kısa süre sonra çok daha farklı milyonlarca ürünü üretebilecek kadar hızla değişebilecek bir seri üretim.

Hal böyleyken değişime ayak uydurabilmek için devrimsel gelişmelere, sıçramalı iyileştirmelere, yani Kaikaku’ya ihtiyacınız olacaktır. Kaizen evrimsel, Kaikaku ise devrimsel iyileştirmelerdir diyebiliriz. İkisinin de ortak hedefi israfların ortadan kaldırılmasıdır.

Yalın Düşünce ve yalın düşünürler, Industry 4.0 (I4.0) , yani 4. nesil sanayi devrimi, robotlara yatırım, büyük ve pahalı otomasyon yatırımları konusunda nasıl bir pozisyon almalı peki?

Öncelikle Yalın Üretimin en temel faydalarından birine değinmeden geçmeyelim. Nakit akışını iyileştirmek ve nakit yaratmak. Bu durumda soru şu; Yalın bir şirket, örneğin Toyota, nakdi hızla eritmeye sebep olacak büyük yatırımlar yapmaya istekli olur mu? Şu şartlarla; hızlı nakit akışı yaratır ise ve/veya uzun vadeli şirket vizyonu gerektirir ise.

Robotlar yerine yeni çalışanlara yatırım yapacağını ilan eden Toyota (Humans Replacing Robots Herald Toyota’s Vision of Future-Bloomberg) elbette yeni teknolojilere kapalı bir şirket değildir, hatta poka-yoke ve jidoka (otonomasyon) uygulamaları konusunda Dünya’da en ileri seviye tesislere sahip olduğunu düşünmek yanlış olmaz. Ancak bunları yaparken en düşük maliyetli, en basit, en hızlı uygulanabilen, en hızlı şekilde başka bir çözüm yöntemiyle değiştirebilecek ve esnekliğini ortadan kaldırmayacak çözümleri seçmeyi tercih eder. Bir hatta otomasyona geçecek isek, önce o ürünü mükemmel şekilde üretebilmeyi öğrenmiş olmalıyız tezini savunur Toyota. Sonuçta makineler kendi kendilerine iyileştirme yapamazlar!

Diğer taraftan üretim maliyetlerinin %80’i tasarımdan gelir. Bu nedenle otomasyona geçilecek ise öncelikle tasarımın ve sürecin otomasyona uygun olarak oluşturulmuş olması gerekir. Ve amaç her zaman Bütünsel Değer Akışı içerisindeki Katma Değersiz adımların ortadan kaldırılması olmalıdır. Sonuçta sonraki proseslerin stok miktarlarını artırmaktan öteye geçmeyecek robot yatırımları hem ilk yatırım maliyeti olarak nakit kaynağınızı eritecek, hem de sonraki proseslerde oluşacak darboğazlar nedeniyle kısa vadede sürecin bütünü açısından getiri sağlamayacaktır.

Özetle, dev teknoloji şirketlerinin gündemde tuttuğu ve popülerleştirdiği teknoloji devriminin şirketler için aynı zamanda büyük tehlikeler yaratabileceği ve şirketlerin geleceklerine mal olabileceği gözden kaçırılmamalıdır. İşte bu yüzden ben inovasyon yerine, “Yalın İnovasyon” yaklaşımını savunuyorum. Industry 4.0’nun öncüsü Bosch da “önümüzdeki 30 yıl içinde çalışanlarımıza ve insana yatırımdan daha faydalı bir yatırım öngörmüyoruz” açıklamasını yapmıştır. Makinelerin kendi kendilerine iyileştirme yapamayacaklarını düşünerek, bir işi otomatik hale getirmeden önce o işi mükemmel şekilde yapmayı bilmenin şart olduğunu unutmadan, değer akışının bütünsel bir şekilde ele alınmasının önemini hatırlayarak, devrimsel iyileştirmelerin ve hangi proseslerde yapılacağının değer akışı gözünden ve yalın üretim prensipleri uyarınca ele alınması büyük önem taşımaktadır.

 Hoshin Kanri, tüm birimlerin benimsedikleri tek bir vizyon ışığında aynı doğrultuda ilerlemeleri ve mükemmele yakın bir iletişim ve etkileşim içerisinde olmalarını sağlamaya çalışır. Bölümler, fonksiyonları ve çalışanları bu yaklaşım ile hizalanamamış şirketlerde, insanlar dururken önce akıllı makinelerin iletişiminden söz etmek ne kadar doğru olur? Yalın Üretim felsefesini uzun yıllardır uygulayan Bosch da liderliğini ve tedarikçiliğini yaptığı I4.0 sürecinde Toyota’nın yaptığı gibi merkeze “insanı” koyar. Amerika’daki Smart Manufacturing (Akıllı İmalat) sürecinde çoktan yerini almış olan Boeing de Yalın Üretim konusunda oldukça başarılı bir seviyededir ve yeni süreci Değer Akışı üzerinden analiz etmektedir. Ben de bu çerçevede aslında Endüstri 4.0 “Değer Akışını iyileştirirken en gelişmiş teknolojileri kullanmaktır”yani “İleri Teknoloji destekli Yalın Üretimdir” diyerek iddialı bir tespit yapacağım ve sebeplerini örneklendireceğim. Buna da kısaca “Yalın I4.0” diyeceğim.

Akıllı Fabrikalar ve Makinelerle başlayalım. Bu makineler Sensör Teknolojileri, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve Bulut Teknolojisini kullanırlar. Akıllı makineler insan müdahalesine ihtiyaç duymazlar. Peki ne zaman, ne ve ne kadar üreteceklerine nasıl karar verirler? Cevap çok açıktır. “Müşteri ne zaman, neyi ne kadar isterse o kadar”. Çekme Prensibi ile çalışacakları aşikâr. Çekme prensibi uygulamayan bir şirkette Akıllı Makineler sürekli müdahaleye ihtiyaç duyacağından, sonunda “bu makineler de çok akılsızmış” diye söylenmeye başlamak içten bile değildir.

Makineler ne isteniyorsa sadece onu üretirlerse Stok olur mu? Elbette olmaz. Bunun için makinelerin arıza yapmamaları, kalite problemlerinin olmaması ve tedarik zincirinizin mükemmele yakın JIT prensibiyle çalışması ve anlık iletişimle ana tesise entegre olması, yani Yalın I4.0 uyguluyor olması gerekir.

Peki deve yüküyle paralar harcadığınız makinelerin nasıl çalışmalarını isteyeceksiniz? Yüksek Performansla, öyle değil mi? Bunun için optimizasyon yapmaya programlanacak makine nasıl bir hesaplama yapar sizce? Cevabı 3 yalın kavramda saklı. Heijunka (Üretim Seviyelendirme), Yamazumi (İş Yükü Dengeleme) ve OEE (Toplam Ekipman Etkinliği).

Makineler üretim yaparken Nesnelerin İnterneti (IoT) kavramı uyarınca birbirleri arasında haberleşeceklerdir. Peki bu haberleşme ne amaçla yapılır? Cevap;  Değer Akışı sağlamak. Ancak Değer Akışı Haritasını sisteme yüklediğinizde haberleşmelerinin bir faydası olacaktır çünkü. Özünde sistem “İnsan eli değmeden akış ” sağlamayı amaçlamaktadır zaten.

Bulut Bilişim: Bu teknoloji; bilgi bekleme, aşırı bilgi üretme, gereksiz bilgi yaratma gibi israfları ortadan kaldırır. Ayrıca ne kadar depoya ihtiyacınız var ise o kadar büyüklükte bir depo kiralamış olursunuz ki böylece hiçbir zaman boş rafınız olmaz. Az malzeme de olsa, çok malzeme de her an %100 dolu bir depo hayal edin. Nasıl bir verimlilik değil mi? Bilgiye her an gerekli olduğu yerde en hızlı şekilde ulaşmak özünde Point of Use, yani israf eliminasyonu değil midir?

3D yazıcılar: Bu yazıcılar özetle sadece müşterinin istediğini üretir. Klasik yöntemler ise her zaman önce müşteri isteğinden daha fazla miktarda malzeme almanız ile başlar. Sonra malzemenin bir kısmını delerek, keserek, taşlayarak boş yere harcarsınız. Yeri gelir perçin, kaynak, yapıştırma vb. yöntemler ile de müşterinin istediği ürüne ulaşmak için ekstra, aslında gereksiz olan malzemeleri kullanırsınız. 3D yazıcılar ile ise, bir seferde müşterinin ihtiyacı olan nihai ürüne ulaşmak mümkün olabilir ve hata riskleri de minimize edilir. İşte size Müşterinin Sesi (VoC) ve yine israf eliminasyonu. Bu arada, kalıp/fikstür üretmenize de gerek kalmaz. Zaten müşteri de sizden kalıp değil, ürün istemektedir.

Yalın üretim ne söyler? Gerekeni, gerektiği zaman, gerektiği miktarda üret. Peki; NASA uzaya yüzlerce yedek parça göndermeyi mi tercih eder yoksa bir 3D yazıcı mı? Cevap ikincisidir.

Artırılmış Gerçeklik (AR): Gerçek çevre ile bilgiyi bir araya getirerek gerçekliğin zenginleştirilmesi esasına dayalı teknoloji. Endüstrideki 3 temel kullanım alanı, kalite muayene sürecini minimize etmek ya da ortadan kaldırmak, bilgi ile gerçekliği bir potada eriterek bilgiyi PoU (Point of Use) her an kullanıma hazır hale getirmek ya da AR gözlükler, head-up displayler ya da projeksiyon yöntemleri ile daha üretmeden hatasız yapmaya yönlendirmek, bir nevi canlı SOP( Standard Operations Procedure) . Bunlar olsa olsa Yalın olarak adlandırılabilir. Katma Değersiz işlemleri israf olarak tanımlayan Yalına göre Kalite Muayene sürecini katma değerli olarak tanımlamak mümkün müdür?

Otonom Robotlara gelelim. Bu robotlar insan ile birlikte, ortaklaşa çalışabilir olacaklardır. Yani tel çitler içinde çalışmalarına gerek kalmayacaktır. I4.0 neden insanla birlikte çalışacak robotlar istiyor peki? Bunun cevabını da siz bulun dilerseniz. Tekrarlanabilirlik, hatasızlık, problem anında “amaan, ne olacak sanki, o kadarı kadı kızında da olur” yaklaşımından uzak 1/0 mantık belki çağrışımlar yapmasına yardımcı olur.

Sistem Entegrasyonu: Pek çok sistem ve alt sistemin bir araya gelerek tek bir sistem gibi çalışması olarak tanımlanmış. Değer Akışı Odaklı tüm birimlerin ortak çalışması, Milk Run sistemleri ve Obeya kavramını düşündüğümüzde Yalın düşünürler için hiç de yabancı bir yaklaşım değil.

Özetle, tedarikçisi ile, tasarımı ile, tüm destek birimleri ile, çalışanları ve makineleri ile tıkır tıkır işleyen bir makine haline gelmesi öngörülen I4.0 fabrikalarına dönüşebilmenin yolu öncelikle bunun için gerekli şartların sağlanması olmalıdır. Gelecek, bu teknolojiler ile var olacaktır ve değişime direnmenin faydası olmayacağına göre, bu süreçte değişimin bir parçası olmak, değişimi yönetebilmek ve kullanabilmek doğru seçim olacaktır. I4.0 uygulayan şirketler görünüşe göre uygulamayanların ortadan kalkmasına sebep olacaktır. Bir kısmı da I4.0 uygulama hevesiyle büyük yatırımlar gerçekleştirirken finansal sıkıntılar yaşayarak belki de geleceğe uyum sağlayamayarak ortadan kalkan şirketlerin arasına katılacaktır.

Bence Yalın Üretim, Endüstri 4.0 için gereken şartları sağlamak için gerekli olan bir vizyon, bir yönetim felsefesi, bir şirket kültürüdür. I4.0’ı, Yalın Üretim yaklaşımlarından farklı görmek büyük bir hata olur. Tersine I4.0’a ancak Toyota’nın prensiplerini koyduğu Yalın Üretim vizyonu ile birlikte ilerlenerek erişilebilir ve gelecekte şimdiki konumundan çok daha önemli bir yerde olacaktır. Gerçek Yalın ya da literatürde bilinen adıyla True Lean olmaksızın I4.0 mümkün olmayacaktır. Yalını yalnızca 5S, Görsel Yönetim Panoları, Kanban Kartları, Andonlardan ibaret sanan, Kaizeni Balık Kılçığı ve Neden Neden Analizi yapılan toplantılar olarak değerlendiren şirketler, artık bunlar olmadığında yalının da olmayacağı sonucunu çıkarabilirler elbette. Ancak bunlar Yalın için yalnızca gerekli olduğunda kullanılan ve asıl amaca hizmet etmesi beklenen araçlardan başkası değildir. Örneğin Kanban, tek parça akışa ulaşılana kadar kullanılabilecek ve sonrasında kendi kendini ortadan kaldırması beklenen bir araçtır. Yalın Tek Parça Akış sağlamak amacıyla amansız bir çabalamanın adıdır aslında ve Endüstri 4.0, yalının bu amacına ulaşmak için yakın gelecekte en büyük faydayı sağlayacağı ileri teknolojilerden oluşturulmuş bir bukettir ve akıllı fabrikalar yaratmayı hedefler. Sonuçta akıllı fabrikalara da bir düşünce, bir mantık yapısı kazandırmak zorundasınızdır ve bu mantık yapısı temelinde “EN HIZLI ŞEKİLDE, EN AZ MALİYETLE VE EN YÜKSEK KALİTE” ile üretmek, yani Yalın Üretimin ta kendisi olacaktır. Aksi halde akıllı olduğunu iddia eden akılsız makineler ile çok kavgalar yaşanacağı kesindir.

 Şimdi kötü habere gelelim;

Lean I4.0 (Yalın Endüstri 4.0) çok yakın bir zamanda anılmaya başlanacak ve Endüstri 4.0 devrimini yakalamak için yola çıkan ancak yalın olmamış, yalını bilmeyen ve üretim mekanizmalarını bu düşünce yapısıyla kurgulamamış pek çok şirket çok hızlı şekilde dramatik çöküşler ile yüz yüze gelecektir. Eğer ülkemizdeki şirketler, Almanya, İngiltere ya da Amerika gibi ülkelere karşı maliyet üstünlüğünü kaybetmemek adına, geç kalmadan biz de acil Endüstri 4.0 uygulamaya başlayalım diye sağlam zemine oturmayan adımlar atarlar ve yalını göz ardı ederler ise, işte o zaman sorunumuz çök büyük olacak demektir. Yalın Üretim konusunda ne kadar geride isek, Endüstri 4.0 ‘da da o kadar geride olacağımızdan emin olabilirsiniz şimdiden, lütfen bana güvenin. Karamsarlık iyi değildir ancak şunu da unutmayalım. Yalın uzun bir yoldur ve bugünden yarına hemen birkaç günde ya da birkaç ayda yalın olabilmek mümkün değildir. Hatalar yapmış olmak, bu hatalardan bir şeyler öğrenmiş olmak, şirket kültürünü yalın vizyonuyla şekillendirmiş olmak, bağlılığı yüksek çalışanlara sahip olmak, değer akışı odaklı bir planlama, kontrol, üretim ve yönetim yapısına sahip olmak ve yalın yapmaya değil , gerçekten yalın olmaya inanmış olmak gibi gerekleri bulunmaktadır. İş işten geçmeden yola çıkalım bence, ne dersiniz?

Yazar: KORAkoray_karakasY KARAKAŞ
Lean–SixSigma — CI–TPM–@ Aerospace

 

https://tr.linkedin.com/in/koray-karakaş-b3406a45/en

 

 

Hits: 81